Sarıkeçili Yörüklerin göçü devam ediyor
Mersin Sondakika

Sarıkeçili Yörüklerin göçü devam ediyor

Gülnar, Silifke, Mut, Aydıncık ve Bozyazı ilçelerinin kırsal kesimlerinde, kış mevsimini çadırlarda geçiren Sarıkeçili Yörükleri, Konya ve Karaman’a sürecek göç yolculuğuna devam ediyor.
Bu haber 2023-06-14 16:53:19 eklenmiş

 

Sarıkeçili Yörüklerin göçü devam ediyor

 

Gülnar, Silifke, Mut, Aydıncık ve Bozyazı ilçelerinin kırsal kesimlerinde, kış mevsimini çadırlarda geçiren Sarıkeçili Yörükleri, Konya ve Karaman’a sürecek göç yolculuğuna devam ediyor.

 

GÜNAYDIN MERSİN

 

Zorlu yolculuk yaklaşık 40 gün sürerken, göç sırasında bazı Yörükler, deveyle yolculuk yapıyor. Doğa koşullarına karşı da mücadele veren Sarıkeçililer’de her geçen gün nüfusta azalmaya başladı.

Anadolu’da halen yaylak ve kışlak arasında konargöçer hayat yaşayan, ülkemizde küçükbaş hayvancılığın sembolü sayılan Sarıkeçili Yörükleri, Toroslarda hayatını sürdürmeye devam ediyor.

Geçmişi Horasan’a ve Orta Asya’ya dayanan, bin yıldan bu yana da Anadolu’da hiç değişmeden varlığını sürdüren Sarıkeçililer, bir kadim kültürün temsilcisi olarak varlığını sürdürüyor.

Günümüzde sadece Toroslar’da yaşayan, küçükbaş hayvancılıkla geçinen ve göçerliği sürdüren Yörüklerin tarihine bakıldığında: on birinci yüzyıldan itibaren Anadolu’da ve daha sonra da Balkanlarda yurt kuran Oğuz Boylarına mensup Türkmenler olarak tarihimizdeki yerini almaya devam ediyor.

SAYILARI HER GEÇEN GÜN AZALIYOR

Sarıkeçililer bin yıldır Anadolu’da Toroslarda konup göçen ve yerleşik düzene geçen bir çok Sarıkeçili’nin bu göç yolculuğunda yer almamasından dolayı,  bugün 200 haneye kadar düşmüş, gittikçe azalan bir kültür hazinesi olarak karşımıza çıkıyor. Orta Toroslarda, yaz mevsimini Konya ve Karaman il sınırlarında birçok ilçeyi kapsayan yüksek rakımlı yaylalarda geçiriyorlar. Ermenek sınırından başlayarak bir kol Taşkent, Hadim, Bozkır ve Seydişehir’e kadar uzanan bir hat üzerinde, bir kısmı da Çumra, Akören ve Ilgın taraflarında yazı geçiriyorlar.

Kışlak olarak ise Mersin sahil kesiminde yer alan,  batıda Aydıncık-Bozyazı, doğuda Silifke-Erdemli ve kuzeyde biraz yukarı kesimlerde de Mut-Gülnar ilçelerini içine alanı kullanmaya devam ediyorlar.

Yayla göçü ilkbaharda Nisan- Mayıs başlarında, sonbahar göçü ise, Eylül-Ekim aylarında mevsim şartlarına göre bir ay erken ya da bir ay geç başlayabiliyor.  Ortalama 40 günü bulan bu göçler esnasında, bazen bir gün bazen bir hafta konakladıkları duraklarda, bin bir çeşit zorlukla karşılaşan Sarıkeçililer, ortalama olarak üç günde bir her durakta göçü yükleyip, indirmek oldukça yorucu ve zorlu bir yolculuk yaşayabiliyorlar. Geçtikleri yerlerde bazı vatandaşlar tarafından zorluk çıkarılsa da, keçi sürüleriyle sabit kalacağı yaylağına varıncaya kadar, bu zorluklarla mücadele etmeye devam ediyorlar.

“AĞIR SORUNLARLA MÜCADELE EDİYORUZ”

Sarıkeçililer Yardımlaşma Derneği Başkanı Pervin Çoban Savran, ağır sorunlarla mücadele ettiklerini söyledi.

Savran,  yıllardır birikmiş, çözüme kavuşturulamamış ağır sorunlar olduğunu ve mücadelesini verdikleri sorunların hep sürüncemede kalmış olmasından dolayı yalnızlaştırıldıklarına vurgu yaptı.

Savran, “Son yıllarda, malûm, tüketim çok hızlandı ve buna dayalı olarak meralar kiralanıp tarım arazilerine dönüştürüldü. Tarım arazilerine dönen bölgelerin bir kısmında tarım yapılıyor. Bir kısmında ise tarımsal destek alınıyor, ama hiç tarım yapılmayıp bırakılıyor. Bu süreçte bizim Mersin’den çıkıp Toroslar’ın uçlarına, Konya’nın Afyon sınırına kadar yürüyerek katettiğimiz 650-700 kilometrelik mesafe 450-500 kilometreye kadar daraldı. Biz kışın Mersin’de, sahillerde yaşıyoruz. Kış Yurdu’muz oralar. Ormanlarda, kıl çadırda yaşadığımız yerlere yurt deriz. Biz kışı Mersin, Silifke civarlarındaki sahillerde geçiriyoruz ve nisanın ortaları gibi yollara dökülüp bir buçuk ay boyunca yürüyerek Orta Toroslar’a geliyoruz. Konya’nın Çumra, Bozkır, Beyşehir, Seydişehir, Taşkent, Karaman-Ermenek dağlarında yazı geçiriyoruz. Eylül-ekim ortalarına kadar buralarda, Yaz Yurdu’nda yaşıyoruz. Fakat bu güzergâhımızda dikilen ağaçlar, bağlar, bahçeler, bostanlar, ekinler… Tabii insanlar üretmek istiyor, iyi niyetli olan da var. Ama üretmeyip tel çekerek destek alanlar bizim yollarımızı kapatıyor” dedi.

SARIKEÇİLİ YÖRÜKLERİN TEMEL SORUNLARI

Savran, “ Toroslar; evladını yitiren ana mı desem, öksüz, yetim kalan bir çocuk mu desem bilmiyorum, her yıl azalıp tükenişe doğru giden bir yörük göçüne şahitlik ediyor. Genç nesil yörüklerin bu işe heves etmediği ve gözünün şehirlerde olduğunu büyüklerin ağzından çok duyar hale geldik. Sahil ve Torosların arasında yüzlerce yıl hiç değişmeden gözü kapalı gidip, geldiğimiz güzergâhlar, şuan bizi yıldıran problemlerin başında geliyor. Her yıl yeni bir engelin çıkıyor. Önceleri mera olan alanların sürülüp tarla, bağ bahçeye dönüşmesi, tel örgüler çekilmesi, tüneller, yollar veya barajlar kurulması gibi birçok sürprizle karşılaşıyoruz. Sadece biz değil, güttüğümüz keçi ve çoban köpekleri bile uyum sağlayamadığı durumlarla karşılaşılıyor. İkinci büyük sorun, hayvanlarını otlatacağı alanların daralıp, azalması ve yasakların her geçen gün artması. Otlak, mera ve orman alanlarının kullanımında ağır bedeller öderken, ot bitmez, ağaç yetişmez çok yüksek rakımlı meralara çekilmemiz, o zaman da su kaynaklarından uzaklaşarak, susuz ve aç kalan hayvanlarımızı zor doyuruyoruz. Resmi kurumlar, yasa ve yönetmelikler arasındaki yetki sahası bizler için hep bir kargaşa sebebi; orman kanunu ayrı, mera kanunları ayrı, hayvan kayıt sistemi ve hayvan hareketleri usul ve esasları bir ayrı yükümlülük getirmekte.  Bu nedenle yeni kanun ve yönetmeliklerle göçerleri de içine alacak şekilde düzenlemeler yapılmasını yıllardır bekliyoruz. Sosyal sorunlar, çocukların eğitiminin yarım kalması da ayrı bir sorun” diye konuştu.

                                                                                                                                       

 


ETİKETLER :
Diğer YAŞAM haberleri

En çok okunanlar

Copyright © 2024 Günaydın Mersin Gazetesi Tüm hakları saklıdır.
pendik evden eve nakliyatkartal evden eve nakliyattuzla evden eve nakliyatevden eve nakliyat
Gazetemiz MEİGDER Üyesidir
Meigder